AHMET ÇAKAR KİTAPLARINA BANDIRMA'DA: 1- ATLANTİS KİTAPEVİ (Liman AVM Son Kat) --- 2 --- --- BANDIRMA KITAP- KIRTASİYE (PTT Yanı) Ulaşabilirsiniz.

KİTAPLARI

SORU:Cennet nimetlerinden daha büyük nimet nedir?

Gösterim: 6241

SORU:Cennet nimetlerinden daha büyük nimet nedir?

CEVAP:Ebu Said el-Hudrî (r.a) anlatıyor:

"Resulullah (asm) buyurdular ki:

"Allah Teala hazretleri cennet ehline:

"Ey cennet ahalisi!" diye seslenir.

Onlar:

"Ey Rabbimiz buyur! Emrine amadeyiz! Hayır senin elindedir!" derler.

Rab Teala:

"Razı oldunuz mu?" diye sorar.

Onlar:

Ey Rabimiz! Razı olmamak ne  haddimize! Sen bize mahlukatından bir başkasına vermediğin nimetler verdin!"

 Rab Teala:

"Ben sizlere bundan daha fazlasını vereyim mi?" der.

Onlar:

"Bu verdiklerinden daha üstün ne olabilir?" derler.

Rab Teala:

"Size rızamı helal kıldım. Artık, size ebediyyen gadab etmeyeceğim!"  buyururlar." [Buhârî, Rikak 51, Tevhid 38; Müslim, Cennet 9, (2829); Tirmizî, Cennet 18, (2558).]

"Resulullah (asm) buyurdular ki: "Cennet ehli, cennete girince, Allah Teala hazretleri sorar:

"Size ilave bir nimette bulunmamı diler misiniz?"

Cennet ahalisi:

"Sen bizim yüzlerimizi ak etmedin mi? Bizi cennete koymadın mı (daha ne isteyeceğiz) ?" derler.

Resulullah (asm) der ki:

 "Bunun üzerine onlara hicab(perde) açılır. Cennet ahalisine bundan daha hoş bir şey verilmemiştir."

Aleyhissalâtu vesselâm sonra şu ayeti tilavet buyurdu. (Mealen): "İyi iş, güzel amel yapanlara daha  güzel iyilik, bir de ziyade vardır" (Yunus 26).

      Kurtubî der ki: "Rida bir istiaredir, onunla azamet kinaye edilmiştir. Nitekim şu hadiste de böyledir:   اَلْكِبْرِيَاءُ رِدَائِي وَالْعَظَمةُ اِزَارِي   "Kibriya ridamdır, azamet de izarımdır."  

Kurtubî devamla der ki: "Burada hislerle algılanan  elbise kastedilmiyor. Ancak izar ve rida Arap muhataplar nazarında  birbirinden ayrılmaz oldukları için, azamet ve kibriyayı bu  ikisiyle ifade etti."

İbnu Hacer der ki: "Sadedinde olduğumuz hadisin manası, Allah'ın izzet ve istiğnasının muktezası hiç kimsenin onu görmemesi  olduğu halde, Allah'ın mü'minlere karşı rahmeti, nimetinin bir kemali olarak Veçh-i İlahîsini onlara göstermesini gerektirmektedir. Mani zail olunca, insanlara, kibriyasının gereğiyle amel etmekte ve  sanki Teala hazretleri, onlarla aradaki engel olan perdeyi kaldırmaktadır."

Taberî'nin nakline göre Hz. Ali (r.a) de   وَلَدَيْنَا مَزِيدٌ   "Orada  onların dilediği  herşey bulunur. Üstelik katımızda bundan fazla  da vardır" (Kaf 35) ayetindeki "fazla"dan maksadın Allah'ın veçhini(Cemalini) görmek,   هُوَ النَّظَرُ الى وَجْهِ اللَّهِ    olduğunu söylemiştir.

     Hz. Süheyb (r,a) anlatıyor:

 "Resulullah (asm) buyurdular ki:

"Cennetlikler cennete girince Allah Teala hazretleri:

"Bir şey daha istiyorsanız söyleyin, onu da ilaveten vereyim!"  buyurur. Cennetlikler:

"Sen bizim yüzlerimizi ak etmedin mi? Sen bizi cennete koymadın mı? Sen bizi cehennemden kurtarmadın mı (daha ne isteyeceğiz?)"  derler.  Derken perde açılır. Onlara, yüce Rablerine bakmaktan daha sevimli bir şey verilmemiştir."

 

Süheyb der ki: "Resulullah bu sözlerinden sonra şu ayeti  tilavet buyurdular.(Mealen): "İyi iş, güzel amel yapanlara, daha güzel iyilik bir de ziyade vardır" (Yunus 26). [Müslim, İman 297, (181); Tirmizî, Cennet 16, (2555).]   Kaynak:MAHŞERDE KAZANANLAR VE KAYBEDENLER

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

YUKARI